Ekonomistler yorumladı; dolarda yükseliş devam edecek mi?

Dolar/TL geçen yılın son günlerinde gördüğü 18.3 lira zirvesinin ardından devreye alınan kur korumalı mevduat ve döviz yaratacak ihracat gelirinin yüzde 25’inin Merkez Bankası’na satılması gibi uygulamalarla 15 liranın altında seyrini sürdürmüştü. Ancak ne olduysa önceki gün 4.5 aydır kırılamayan 15 lira direnci kırıldı ve dolar/TL hızla yükselmeye başladı.

Dünya’dan Şebnem Turhan’ın haberine göre Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu (BDDK) sermaye kontrolünü andıran kurumsal döviz işlemlerinin piyasanın likit olduğu 10:00- 16:00 saatleri arasına çekmesini isterken bankaların döviz satış fiyatları da bankalararası piyasanın 20-30 kuruş üstüne çıktı.

Dün traderlerın verdiği bilgiye göre kamu bankaları ve Merkez Bankası satış yönünde piyasada yer alırken alım yönünde ise tüzel ve yabancı talebi öne çıktı. Dolar/TL bir haftada yüzde 4 yükselirken Türkiye’nin 5 yıllık CDS’leri dün 700 puan seviyesini aştı. Peki 4.5 ay sonra neden şimdi dolar yükseliyor?

Negatif reel faiz ve yabancı yatırımcı

Türkiye, Eylül 2021’den itibaren para politikasında gevşemeye gitti ve politika faizi yüzde 14 seviyesine çekildi. Buna karşı enflasyon görünümü ve beklentilerinde bozulma hızlandı ve nisan itibariyle yıllık enflasyon yüzde 69,97 seviyesine kadar yükseldi. Gelecek aylarda yüzde 80’i aşması öngörülüyor. 30 puana varan negatif reel faiz zaten Türkiye’de oldukça sınırlı sayıda kalmış yabancı yatırımcının ilgisini neredeyse kesti. Ve artan döviz ihtiyacına rağmen bu kanaldan giriş yok denecek kadar azaldı.

Merkez Bankası rezervleri

Merkez Bankası’nın da swap hariç net uluslararası rezervleri 17.01 milyar dolar seviyesine geldi ve resmi açıklama olmasa da piyasa uzmanları Merkez Bankası’nın ve kamu bankalarının sık sık döviz piyasasında satış yönünde aktif olduğunu belirtiyor. Rezervlerdeki bu seviyeler de yükselişin bir nedeni arasında bulunuyor.

KKM’den döviz dönüşü azaldı

Bunun yanı sıra ilk etapta hızlı bir gelişme gösteren KKM hesaplarında dövizden dönüşler oldukça yavaşladı. KKM’ye giriş ticari müşterilerde dövizden dönüş yaşanıyordu. Vergi muafiyeti uzatılmış olsa da küresel yüksek enflasyonun doğurduğu ihtiyaç ticari işletmelerin de KKM’ye ilgisini düşürüyor.

İhracat gelirinin de 18 Nisan’dan itibaren yüzde 40’ı Merkez Bankası’na satılmak zorunda. Ayrıca hizmet ihracatı da bu kapsama alındı. Bu kanaldan döviz girişi olsa da yabancı yatırımcıların yokluğu sorunların çözümünü zorlaştırıyor. Son olarak ise konut kredisinde avantaj sağlanarak döviz geliri yaratılmaya çalışıldı.

Döviz ihtiyacı artış gösterdi

Hem kamunun hem de şirketlerin küresel anlamda hızla artan başta enerji fiyatlarından kaynaklı olmak üzere döviz ihtiyacı büyüdü. Yükselen maliyetler bozulan cari denge bunun yanı sıra şirketler için katlanan hammadde fiyatları dövize olan talebinin artmasına neden oluyor.

Kısıtlamalar talebi öne çekiyor

Ekonomi yönetiminin döviz işlemlerine yönelik getirdiği uygulamalar ise hem vatandaşın hem de şirketlerin döviz talebinin öne çekilmesi sonucunu da doğuruyor. Uzmanlar kısıtlamaların beklentiyi bozarak daha sıkı adımların atılabileceği endişesiyle talebi artırdığını belirtiyor.

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen doların tüm dünyada arttığına dikkat çekerek “Türkiye vahşi finansal baskılama ve bozuk dış dengesiyle şoklara açık durumda. Açıklanan önlemler kalıcı bir çözüm getirmez” diye konuştu.

Temel politika yanlış

Ekonomi Yazarı Uğur Gürses, şunları söyledi:

“Havuzun dibi delik olunca kovayla su taşı, bardakla dök olmaz. Temel politika yanlış. Reel faiz 30 puan negatifken ne yapsan boş. Döviz de satsan sonu yok yasak da desen sonu yok. Sonuçta su akar mecrasını bulur. Bundan sonra da devam eder yükseliş. Kısıtlayıcı kurallar koydukça da bu işlem yasak elma haline gelir ve bu döviz bitiyor mu bitti mi bundan sonra hangi adım gelir kaygısıyla gelir vatandaş da şirketler de yani döviz ödemesi olanlar ithalat yapanlardan daha fazla talep olur.

Peki neden şimdi? En önemli etken Fed. Geçen yıl ekim kasım ayında Fed’in bizi etkilemeyeceği ve 2023’ten önce faiz artırmayacağı yorumları yapılıyordu. Fed 25-50 hatta 75 gündemde faiz artırıyor. Dış dünyada tahvillerin faizleri yükseliyor, hisse senetlerinde düşüş var. Piyasa şuna ikna olmuş durumda Fed gümbür gümbür faiz artıracak. Bizde bunu göremeyen ekonomi yönetimi reel faizi negatife getirdi. Kısıtlamayla da dövizle olan mal ve hizmet talep görür, dövize talep olur bugünden almaya başlar. KKM ile durduramazsın.”

Dolar daha da güçlenmeye aday

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, hareketlenmenin temelde dışarı kaynaklı ve Türkiye’ye yansımaları olduğunu düşündüğünü belirtti. Aslanoğlu şöyle konuştu: “ABD tahvil faizlerindeki sert yükseliş bütün piyasaları çok tedirgin ediyor. Geçmişte hep enflasyonun üzerinde kalan tahvil faizlerinin benzer bir harekete geçmesi çok tehlikeli olur. Baz senaryo değil ama böyle bir olasılık var. Beklenen enflasyonun bile üzerine gitmeye kalksa bitmemiş bir hareket var görünüyor. İskonto oranı bilinemeyince borsalar fiyatlama yapamıyor ve aşağı gidiyor. Bir süre sonra tüm varlıklara daha çok yansıyabilir. Özetle küresel risk iştahı bayağı düştü, dolar güçleniyor daha da artmaya aday. Güvenli limana yönelme eğilimi bizden para çıkışına yol açıyor görünüyor. Kur riski almak istemeyen reel sektör talebi de buna eklenmiş görünüyor. Kurdaki hareketin temel nedeninin bunlar olduğunu düşünüyorum. Dengeleme açısından kura müdahale de azalmış olabilir. Kısa vadede hareket devam edebilir ama şu aşamada çok güçlü olacağını zannetmiyorum. ABD tahvil faizleri dengelenene kadar stres devam edebilir.”

Bankalara yeni uygulama geliyor

Bankalara getirilen uygulamalar dikkat çekici. Geçen haftalarda döviz işlemlerinin mobil ve internet kanallarından yapılması istenirken dün de Merkez Bankası ve BDDK bankalardan döviz işlemlerini piyasanın likit olduğu saat 10:00-16:00 saatleri arasında gerçekleştirilmesini istedi.

Bu uygulama aile likiditenin düşük olduğu saatlerde TL’deki oynaklığın azaltılması amaçlanıyor. Ancak aynı zamanda bu durum kamunun da TL’de daha fazla bir değer kaybı beklediğinin habercisi olarak yorumlanıyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*